1000 Kişilik Teknoloji Devi Kurdu
(0 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
 Bir emekli subay oğlu olarak hayata atılan ve anarşinin kol gezdiği yıllarda Yıldız Teknik’te elektrik mühendisliği okuyan Rıdvan Çelikel, Türkiye’nin en değerli teknoloji şirketlerinden birini yaratmayı başardı. 1000 kişi çalıştıran 8 şirketli Anel Grubu,
hem taahhütte hem sanayide hızlı büyüyor. ELAZIĞLI bir subayın oğlu olarak hayata atılan Rıdvan Çelikel, anarşinin kol gezdiği yıllarda Yıldız Teknik’te elektrik mühendisliği okurken, eğitime boykotlar yüzünden sık sık ara verilmesini fırsat bildi ve kár ortağı olarak bir şirkette çalışmaya başladı. 1980’de mezun olduktan sonra da aynı yöntemle çalışma hayatına devam eden Çelikel, 1986’da kendi şirketi Anel Taahhüt’ü kurdu ve teknoloji yatırımları da yaptı. Anel Grubu bugün, 8 şirketinde 1000 kişilik doğrudan istihdamı ile yoluna devam ediyor. Kendisini sadece ’Elektrik Mühendisi’ olarak tanıtan Rıdvan Çelikel, girişimcilik öyküsünü anlatmaya şöyle başlıyor: "Benim babam subaydı, emekli oldu. Elazığlıdır ben de kendimi Elazığlı sayarım ve bununla da gurur duyarım. Anmem Merzifonludur. Babam emekli olunca Üsküdar Salacak’a yerleştik ve orada büyüdüm. Oğuz, Tekin Aral’ın olduğu yerlerdeydim. İmrahor’da kahvede onların esprileriyle büyüdüm."
ANARŞİ, BOYKOT VE İŞ
Salacak’taki hayatından çok memnun olduğunu anlatan Rıdvan Çelikel, amatör sporcu da olduğunu belirtiyor ve şöyle konuşuyor: "Üniversiteyi Yıldız’da okudum. Anarşik olayların en yoğun olduğu dönemlerdi ve okula gidemiyorduk. Ben de çok boşluk olduğu için üniversiteye başladıktan 3-4 ay sonra teknik ressam olarak işe girdim. Zaten babamdan harçlık almak da çok ağır ve onursuzca bir davranış gibi gelirdi bana. Giriş o giriş hálá çalışıyorum." Çelikel, 1976’da ODTÜ, İTÜ ve Yıldız’ın bir yıl boyunca kapalı kaldığını hatırlatıyor ve "Bu yüzden dönemin öğrencileri olarak okulu 5 yılda bitirebildik. Ben 1980’de mezun olabildim" diyor.
TAAHHÜTLE BAŞLADI
Öğrenciyken girdiği işte kár ortağı olduğunu anlatan Rıdvan Çelikel, kendi şirketini kurana kadar da hep kár ortağı olarak çalıştığını belirtiyor. Çelikel şöyle devam ediyor: "Sanayi tesislerine proje yapıyorduk ve ben bir memur çocuğu olarak istikrarlı çalışıyordum. 1986’da kendi şirketim Anel Taahhüt’ü kurdum. Kazandıkça yatırım yaptım. Taahhüt işinde iş aldıkça büyürsünüz, 5-10 şantiye olursunuz, sonra 2 şantiyeye de inebilirsiniz. Benim uykularımı kaçıran şey; iş büyürken aldığım elemanları işler gerileyince çıkarmak zorunda kalmaktı. Bunu önlemek için bazı üretimlere başladım. Böylece sanayici de oldum. İlk üretim işimiz pano üretimi oldu. Çünkü aldığımız taahhüt işlerinde kullandığımız kaliteli panolar çok pahalıydı. Biz de kaliteli ama uygun maliyetli pano üretmek fabrika kurduk. Sonra pano işi kendi başına büyüdü. Sonra da elektronik ve telekomünikasyonda iddialı olmak için Aneltech’i kurduk. Böylece teknoloji şirketi hüviyeti kazanmaya başladık. Hem telekomünikasyonda hem de savunma sanayii gibi iddialı alanlarda çok özel işler almaya başladık. Şu anda ikisi halka açık 8 şirketimiz var. Ancak benim gönlümde amiral gemisi hálá taahhüt işidir. Çünkü taahhüt işi inşaattır ve inşaatta olmadık işler yapabilirsiniz."
Sanayi Atıklarından Elektrik Üretecek
ANEL Grubu’nun başkanı Rıdvan Çelikel, uzun süredir kamuoyunda tartışılan ve sanayicilerin en büyük problemi haline gelen ’zehirli sanayi atıklarını’ zararsız hale getirecek bir tesis kurmak için çalıştıklarını söylüyor. Çelikel, 2005’te kurdukları Anelmak ile atıkları zararsız hale getirecek ve aynı zamanda bu atıklardan su buharı ve elektrik enerjisi üretecek bir yatırım başlattıklarını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: "Bu tesiste Plazma Gazlaştırma Teknolojisi kullanılacak. Teknoloji için ABD’li WPC (Westinghouse Plasma Corporation) ile anlaştık. Anelmak olarak, Gebkim (Gebze Kimya-V Organize Sanayi Bölgesi) ve Kiplas ile (Kimya Petrol Lastik ve Plastik Sanayi İşverenleri Sendikası) yeni bir ortaklık kurdu. Tesisi 2009’da Gebze’de işletmeye alacağız. Saatte 6, günde 150 ton atık işleyen bir tesis kuruyoruz. İzaydaş’tan daha farklı ve daha büyük olacak. Ayrıca bir de sanayi atığı toplama şirketi kuracağız. Atığı alıp makbuzumuzu keseceğiz. Çünkü AB standartları sanayiciden bu makbuzu isteyecek. Tesisten cam cürufu da çıkacak ve o da asfaltlamalarda kullanılacak. Zehirsiz ve sağlıklı bir malzeme olacak."
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

YAZ KAZAN! MAKALE YARIŞMASI

Neden Patent? - Yarışma Makalesi 65
19. ve 20. yüzyıllar geçmiş yüzyıllara nazaran buluşların yoğun bir şekilde arttığı yüzyıllardır. Ancak buluşların artmasına karşılık “Patent” kavramının önemini ve gerekliliğini daha iyi kavratacak çalışmaların ne yazık ki yeterli olmadığı görülmektedir.
Devamını oku...

 

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...