Reklam
Buz Pistinde Patent! - Yarışma Makalesi 11
(261 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
Patent kavramının lügatte çokça tanımı mevcut.  Ancak Millenium sonrası başlayan yeniçağ içerisinde bile halen bu basit kavram için farklı anlamlar ve safhalar konuşuluyor. Lidyalılar yüzyıllar öncesinde parayı icat ettiklerinde bu kavramdan elbette ki haberleri yoktu. Egenin bu şirin ve barışçıl kavimi yıllar sonra tarih denen olgunun kendilerine sunduğu miras ile buluşlarının patentini aldılar.
Peki, modern çağda insanlar kendilerine ait olan, sahiplendikleri ve başkaları tarafından kullanılmasına izin vermeyecekleri şeyler için nereye başvururlar? Ve en önemlisi patent başvurusu günümüzde halen neden pahalı ve alışılması zor bir süreç olarak anlaşılmaktadır. Hatayı kendimizde aramak gerek. Patent kurumlarının ve kuruluşlarının bu basit olguyu kitlelere yaymak için çok daha önceden sosyal iletişim araçlarını, çeşitli etkinlikleri ve yarışma tarzında kampanyaları kullanması gerekirdi.
Bu önemli halkla ilişkiler araçlarıyla insanlar patentin önemini ve faydasını çok daha rahatlıkla kavrayabilirdi. Ancak gelinen noktada izlenen gelişmeler güzel. Futbolda bile güzel bir gol olduğunda o golün mimarı futbolcuya patenti ona ait şeklinde bir tanımlama ile günlük konuşma dilinde bir vurgu yaparız. Avrupa birliğine giriş aşamasında ve bu normlar ile eskisinden çok daha içli dışlı bir toplum olarak bu konuda kitlelerin aydınlatılması için elbette ki elimizden geleni yapmalıyız.

Buluşların, çıkarımların, keşiflerin desteklenmesi, toplum genelinde yaygınlaşması, markaların özgünleşmesi için elimizi taşın altına hep beraber sokmalıyız. Bugün küçük işletmelerin bile sosyal medya araçlarını kullanarak dünyanın her yerine ihracat yaparak göğüslerimizi kabarttıklarını ve önce ulusal sonrasında uluslar arası bir marka olarak göğüslerimizi kabarttıklarını görüyoruz.
Peki, öyleyse toplumda marka bilincinin kalitenin ve bu alanda bir ivmenin oluşması için ne kadar yerinde kampanyalar düzenliyoruz. Görsel medya da izlediğimiz reklamlar hep patemtin soğuk yüzüne vurgu yapıyor. Oysa ki patent denilen olgu insanları bireyselleştirmekten öte toplumlara ve halklara sunulan ürünlerin yaygın olarak ulaştırılmasında kullanılan araçların yalnızca biri. İnsani öğeleri ve insanlığın geçirmiş olduğu zaman içerisinde patent müessesinin oluşmasına olanak sağlayan bütün imkanları kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.
İşte bir örnek şu günlerde İtalyan hazır giyimcilerin önderlik ettiği ve ardından Avrupa’da seramikten mobilyaya tüm imalat sanayinin destek verdiği,  ürünün nerede üretildiğini gösterme zorunluluğunu içeren ‘Made in’ çalışması,  Avrupa Birliği Konseyi tarafından onaylanmayı bekliyor.

Uygulamanın Uzakdoğu’ya sosyal kota niteliğinde olacağı belirtiliyor.  Önümüzdeki günlerde Made in için yoğun reklam kampanyasına başlanacak. Bizde böylesine ürünlerimize sahip çıkmalı ve onları tanıtmalıyız.
Bugün sadece Mermer sektöründe, 1000 adet mermer ocağı,  küçük ve orta ölçekli 1500 fabrika ve 7500 atölyede yaklaşık 250. 000 kişi istihdam edilmektedir.  Üretimin tamamına yakın kısmı özel sektör tarafından yapılmaktadır. Peki, mermer sektöründe sahip olunan patent adedi kaç?

Rakamlara göre çok az değil mi?

Benim kanımca artık bir patent girişimi kurulmalı ve bu girişimyeni bir vizyon çalışması ya da politika yapmak amacıyla değil,  var olan politikayı geliştirmek ve uygulama safhalarında özel sektör,  kamuoyu,  üniversite ve sivil toplum işbirliğini pekiştirmek amacıyla çalışmalar gerçekleştirmeli. Ve bu girişimin içerisinde, üniversite rektörleri,  firma,  holding,  şirketler gruplarının ve sivil toplum örgütlerinin üst düzey yöneticileri yer almalı.  İşte o zaman bizler patent denilen sözcüğü bulmada altın çağımızı yaşarız.
Yazar: Oğuz AKDENİZ
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak KitabI ÇIKTI!

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...