Reklam
İlginç Ürünlere Şirketlerin Klişe Cevapları - Yarışma Makalesi 20
(256 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
Patent başvurularıyla yakından ilgilenen pek çok kişi şunu iyi bilir ki, her ne zaman ki tasarımcılar ya da ‘’mucitler’’ diyelim, gerçekten büyük bir ihtiyacı gideren ve

apaçık bir fayda getiren yepyeni bir ürün için patent müracaatı yapıp, ürünün iyi kötü bir prototipini ortaya koyup ilgili bütün firmalara bu projenin her türlü görsel temalarını gönderseler, %90 oranında ya hiçbir cevap alamadıklarına, ya karşı tarafın ’’Teşekkür ederiz bu ürün şu an için ürün gamımıza uygun değil,’’ demelerine, veya hiç ummadıkları bir zamanda çalan telefonlarını açtıklarında şirket yetkililerinden birisinin kendinden emin tok bir sesle proje ile ilgilenir bir eda takınarak çok samimi ve övgü dolu sözlerinden sonra: ‘’şu anda bu ürünü üretmeyi düşünmüyoruz’’, diyerek soğuk bir kapanış yapmasına muhatap kalmışlardır.

Bazen patent müracaatının yapılmış olması hem projeyi hem de proje sahibini çekici kılabilir şirketlerin gözünde. Ancak bu karşı tarafın –projenin satılmak istendiği şirketlerin- eninde sonunda vereceği  ‘’hayır’’  cevabının daha geç verilmesinden başka bir şeye yaramaz. Patent işleriyle uğraştığım zaman zarfında şunu gördüm ki Türkiye’de ancak azınlık diyebileceğimiz bir oranda şirket patente, buluş sahiplerine ve onların emeğine değer veriyor.
 
Çoğu zaman ilgilenir gibi görünerek proje ayrıntıları ve detayları proje sahibinden alınana dek temas devam ediyor ancak öyle bir an geliyor ki en sonunda bütün bu ilgilerin boşuna olduğu aslında ta en başından beri şirketlerin üretmeyecekleri bu yeni ürüne olan ilgilerinin başka amaçlara dayandığı hissediliyor. Burada hiç kimseyi ya da şirketi zan altında bırakmadan şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki çoğu şirket yeni ürün nedir? Patent nedir? Bunların dahi ayrımında değil henüz. Dolayısıyla kurumsallaşmış ve dışarıdan çok iyi kazanan, düzgün işleyen bir imaj kazanmış çoğu şirket, yeni ürünlerden ve hatta başında ‘’yeni’’ yazan her şeyden korkuyorlar. ‘’Yeni ürün’’ denen şeyin onlara bir şey katacağını bir kenara bırakın, onlardan koca bir parçayı kopartacağına inanıyorlar. Bu bakış açısına sahip çoğu şirket belki sırf bu yüzden, iyi bir yürekle yalnız ürünün haklarını korumak ve eğer gerçekten eşsizse bu ürünün haklarını ilgili bir firmaya satabilmek amacıyla patent müracaatını yapmış, çalışkan, yenilikçi, hayal gücü yüksek, zeki insanların değerini ve onların firmalarına katacağı potansiyel değeri anlayamıyorlar.
Ama güzel olan, bu tarz olumsuz yaklaşımlar bütün girişken tasarımcıları olumsuz etkilemeye yetmiyor. Bu girişken yenilikçiler her seferinde yeniden ve daha isteklice ulaştıkları şirketlere: ’’yetkili biriyle görüşmek istiyorum’’ veya ‘’beni ar-ge ekibinizden bir kişiye bağlar mısınız’’ , en cesurca ve işi garantiye almaya yönelik olanıysa; ‘’firma sahibiyle çok önemli bir konu hakkında görüşmek istiyorum lütfen bağlar mısınız’’, diyerek değişik açılardan kendi malları olan buluşlarını bir şekilde pazarlamaya yönelik hamlelerine - internet ortamından mail atarak başladıkları bu serüvene- neredeyse aslanın avını yakalamada gösterdiği sabrı göstererek hiç ara vermeden devam ediyorlar belki bir gün yakalamak umuduyla.

Yazar: Tarık KOÇ
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak KitabI ÇIKTI!

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...