Reklam
Ekonomi ve Patent - Yarışma Makalesi 58
(8 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
Patent, ürün veya buluş sahibine, icat ettiği ürünün satışı, pazarlanması, çoğaltılması, bir benzerinin üretilmesi gibi alanlarda ayrıcalıklar getiren resmî bir belgedir. Buluşlar teknolojik gelişmeyi ifade ederken patent hakları ise insanları buluş yapmaya
şevk etmekle kalmayıp araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin teknolojiyi nasıl geliştirdiğinin altını çizmektedir. Patentler mevcut olan teknolojiyi araştırıp geliştirerek yeni bir teknolojik gelişmeyi ifade eder. Teknolojinin geliştiği bir yerde de ekonomik bir rahatlık olur. Dolayısıyla patenler, ülkelerin ekonomilerinin gelişmelerini sağlayan temel taşlardır.

Patentler mevcut bilgiyi topluma ifşa etmektedir. Buluşlar patent dokümanlarında ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadırlar. Bu dokümanlarda teknolojinin mevcut durumu tanımlanmakta, mevcut problem ortaya koyulmakta ve bu problemin üstesinden nasıl gelindiği ayrıntılı bir şekilde ifade edilmektedir. Böylece buluş sahibi buluşun ayrıntılarını toplumla paylaşmak karşılığında belirli bir süre buluşu üzerinde tekel hakkı elde etmektedir. Bu anlamda patent toplum ile birey arasındaki bir alış verişi ifade etmektedir. Bu bilgi diğer firmalar tarafından yeni ürünlerin geliştirilmesi amacıyla kullanılabilmekte ve yenilik faaliyetlerine önemli katkıda bulunmaktadır. Daha fazla patent başvurusu yapılması, mevcut bilginin diğerleri tarafından alınmasına yol açmakta ve böylece küresel anlamda daha başka yeniliklerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Patent yoluyla ciddi oranda teknolojik bilginin yayılmasının mümkün olduğu görülmektedir. OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ülkelerinin patentler yoluyla önemli oranda bilgi ithal ederek ekonomik büyümelerine katkı sağladıkları ölçümlenmiştir.

Buluşun olmadığı yerde patent olmayacaktır ve teknik ilerleme olmaksızın buluş olmayacağı da açıktır. Bu günün dünyasında, teknolojinin güvenlik ve refahın ön şart olduğu düşünüldüğünde, toplum ve ekonomide teknolojik gelişmeyi güdeleyen patentin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Uzun dönemde düşünüldüğünde teknolojik gelişmenin olmaması üretimin olmamasına, üretimin olmaması büyümenin olmamasına yol açacaktır. Büyümenin olmamasının ise refah kaybına yol açacağı açıkça görülecektir.

Teknoloji, ülke ekonomilerinde tüm değişimlere yönelik en büyük belirleyici unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Teknolojiye dayalı iş yapma yöntemleri ekonomik büyümeye yol açmaktadır. İşte teknolojinin iş hayatındaki bu önemine bağlı olarak patentin önemi geçtiğimiz on yılda git gide artmıştır.

Dünyada ABD; İngiltere, Fransa, Rusya ve Japonya gibi gelişmiş ülkeler patent sistemlerini 1800 yıllarında oluşturmuşlardır. Gelişmiş ülkelerin ekonomik seviyelerini ülkemizle kıyaslama yaptığımızda Türkiye’nin neden bu ülkelerin ekonomilerinin gerisinde olduğunu anlamakta güçlük çekmeyiz. Ülkemizde yabancı patent başvurularının yerli patent başvurularının yaklaşık 10 katı olmasının nedeni ise patent sistemini gelişmiş ülkelere göre daha geç uygulamış olmamızdır.

Türkiye’nin patent ve faydalı model başvurularında oldukça gerilerde seyrettiğini söyleyebiliriz. Her ne kadar son yıllarda sayısal rakamlarda kıpırdanmalar olsa da bu oldukça yetersizdir. Bu tabloyu istenilen seviyelere çıkarmak için devletimizin AR-GE çalışmalarına desteğin en azından AB ülkeleri standartlarına çıkartması gerekiyor. Eğer, rekabet üstünlüğü yakalamak istiyorsak, marka, patent ve faydalı model ortaya koyma gücümüzün yükseltilmesi ve kaynak desteğinin artırılması oldukça önemlidir.

Sonuç olarak patent sisteminin ekonomiye bir bütün olarak etkide bulunduğunu ve bilgi ekonomisinin temel anahtar kurumu olduğunu söyleyebiliriz. Buluş bir kez kamu ile paylaşıldığında, yeni buluş ilgili alandaki tüm ekonomiye mal olmakta ve böylece ilgili alandaki tüm taraflara faydalar sağlamaktadır. Patent, araştırma maliyetine katlanan buluş sahibine münhasır hak sağlamakta ve araştırma maliyetlerinin giderilmesini garanti altına almaktadır.
 
Yazar: Özge SİVASLI   
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak KitabI ÇIKTI!

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...