Reklam
Hayal Et, Yarat, Yeryüzüne Renk Kat! - Yarışma Makalesi 61
(35086 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
Bir metafordan ibaret olan başarı hikayeleri; aslında gerçek hayatımızda yüzlerce rastlanan bir duruma bir örnekleme niteliğindedir. Kimi zaman belirli retorik ve amaçlarla bilim dünyasında çığır açmayı hedefleyen bilim adamlarının, maalesef iddiasının ötesine geçemediğini görmekteyiz. Elbette bu bir dizi teknik sorunda içermektedir. Ekonomiyi ve toplumsal yaşamı etkileyebilecek çeşitli buluşlara imza atmak isteyenlerin çoğu zaman planlı çalışmaları suya düşmektedir. Bir yandan da tesadüf eseri ve nitelikli bir çalışma göstermeksizin, planlı ve uzun erimli bir çalışma olmaksızın üretim dünyasındaki sorunlara çare olacak yeni buluşlar da yapılmaktadır.

Günümüz dünyasında yeni fikirler ve projeler toplumsal yaşamı ve piyasa ekonomisini  derinden etkilemektedir. Buluşlar vasıtasıyla ulusal ekonomiler büyümekte, uluslar dünya pazarında önemli dengeler üzerinden sağlıklı olarak hareket edebilmektedir.

Buluş; üretimde herhangi bir bilimsel ve teknik sorunun çözümü olarak tanımlanmaktadır. Tarımda dahil, sanayinin bir kolunun inşa sürecinde rastladığı spesifik bir noktasında buluşlar etkin bir rol oynamaktadır. Bir buluş ortaya çıktığı andan itibaren yönlendirilmesi tasarlanan ürün de son aşamasına ulaşmıştır. Eğer ortada bir buluş yoksa mevcut sorun halan çözülememiştir demektir. Buluş olmadan sorunlar belirli bir sistematik aşamayı atlayamaz ve buluş, üretim sürecinde yerini alamaz.
 
Buluşlar; sürecin planlı olup olmadığına, işlerliğinin kalıcılığına, tarihsel etkilerine, olgu ve olaylara, ticari faaliyetlerine vb. özelliklerine göre kategorize edilebilir. Konusu ve işlerliği, belirli bir planın çözümünde son rolü oynuyorsa buna buluş denir. 

Günümüzde buluş sahibini veya grubunun buluş konusu ve ürünü, kamu çıkarlarını ve genel ahlakı çiğnemiyorsa, bilim dünyasındaki usullere paralelse ve ekonomik konularda kilit rol oynayacaksa yasal koruma altına alınır. Patent mekanizmasıyla birlikte buluş sahibinin ürünü güvence altına alınır. Patent; buluş sahibinin ürününü belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Bu hakkı gösteren belgeye ‘patent’ denir. Geleneksel ve sınai mülkiyet haklarının içinde önemli bir yeri olan patent hakkı, özellikle içinde bulunduğumuz bilim dünyasında gelişmekte olan ülkeleri yakından ilgilendiren yasal bir statüdür.

Patent ve buluşlar görünmez iplerle birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Eğer teknik veya bilimsel bir soruna çözüm bulunmuşsa; bu durum belirli etik, bilimsel ve yasal süzgeçten geçerek ekonomik yönden sahiplik ve kullanım hakkı yaratabilir. Maddi olmayan bir metaya ilişkin bu hakla buluş sahibine patent hakkı ve belgesi verilir. Buluşu yapılan neredeyse her şey patent koruması altındadır. Buluşu yapılan bir ürünün bütün hakları, resmi olarak patent sahibine ait olur ve patent sahibinin izni olmadan ürün başka amaçlarla kullanılamaz. Şayet böyle bir durum olursa, patent sahibi kanunlardan yararlanarak ilgili hedef kuruma veya tüzel kişilere dava açarak hakkını alabilir. 

Her ülkenin kanunlarında belirtilmiş olan patent yasaları ile üretime, ekonomiye ve bilime katkı sağlanması hedeflenen buluşlar da sağlama alınır. Yaratıcı fikirlerin teşvik edilmesi için gereken koruma sağlanmış olur. Fikirler olgunlaşır, şematize edilir ve ülke ekonomisine katkıları analiz edilir. Yasalar ölçüsünde buluş sahibi ve ürünü kanuni korunmaya alınır ve bu süre içerisinde de geliştirilebilir. Bir ülkede verilmiş olan patent sayısının çokluğu, o ülkenin gelişmişlik düzeyinin de açık bir göstergesidir. Çünkü patentle güvence altına alınan ürün; piyasaya sistematik olarak sürülebilir ve ekonomik kazanım en yasal yollarla sağlanabilir. Ayrıca ürün; sanayi dünyasında aktif rol oynayacaksa, buluş sahibi söz konusu ürününü patent yasaları doğrultusunda geliştirebilir ve farklı sektörlerde değerlendirebilir. Belirli ekonomik ölçütler doğrultusunda yatırımcılar ve şirketler, patent sahibiyle gereken ticari anlaşmaları sağladıktan sonra ürünün satış ve ithal etme hakkından da yararlanabilir. Yeni fikirlere gebe sermayeler, patent hakkı çerçevesindeki buluşları piyasa ekonomisindeki işlerliğiyle değerlendirip kullanabilirler. Tabi ki bu durum daha fazla istihdam ve üretim gücünü de doğurabilir, ancak bu sermaye sahiplerinin üretim dünyasındaki bir doğum sancısını değil, aksine gelişme gücünü arttırmış olacaktır.
 
Kısacası patentler ülkelerin ekonomik büyümesindeki mihenk taşlarıdır. Verili patentler ve bunların sanayide kullanılmasıyla sosyal ve ekonomik büyüme sağlanır. Sanayileşmiş toplumlarda işaret edilen patent sayılarının yüksekliği, bize bu düşüncenin doğruluğunu kanıtlamaktadır.

Hedeflenen patent sayısının yüksek tutulması için gerekli nesne koşullar sağlanmalı ve buluş faaliyetleri özendirilmelidir. Spordan bilime, edebiyattan sanata tüm sosyal alanların sayısı arttırılmalı ve bu konuda yasaların öngördüğü çalışmalar hızlandırılmalıdır. Buluş faaliyetleriyle ilgili seminer, panel vb. tartışma etkinliklerinin yapılması, buluş sahiplerinin ödüllendirilmesi ve bu faaliyetlerin özendirilmesi ve yeni fikirlerin yaratılması için gerekli teknik sorunların giderilmesi sağlanmalıdır. Lise ve üniversitelerde de beyin fırtınası tekniği ile öğretim yöntemleri ve öğrenme-öğretme stratejileri uygulamalı olarak sıklıkla gösterilmelidir. Unutmayalım ki; her fikir değerli olabilir, yeter ki fikirler aydınlansın ve yeşersin. Hiç ummadığımız güzellikler sizlerin fikirleri olabilir. Yeni buluşlara sizler de imza atabilir ve hayallerinizi güvence altına alabilirsiniz. Yaratıcı olmakla hayalleriniz ve gerçekler arasında ince bir geçiş dönemi kalacak. Bunu da size patent hakları sağlayacak.

Yazar: Onur NACİ
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak KitabI ÇIKTI!

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...