Reklam
Patentimi Kim Çaldı? Emek Hırsızlığı İle Mücadele "Patent" - Yarışma Makalesi 63
(116 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
Son yıllarda dünyayı çepeçevre saran ve etkilerini her alanda hissettiren küreselleşmenin, faaliyetlerini yerel, ulusal ve milletlerarası ölçekte sürdüren işletmeler üzerindeki belirgin etkisi de yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Sayıları her geçen gün artan işletmeler, gerek ürün çeşitliliğini fazlalaştırmak, gerek girdikleri yeni pazarların ihtiyaçları doğrultusunda mevcut ürünlerini farklılaştırmak hedefi ile yeni fikirlere, öneri ve buluşlara kaynaklık etmektedir. Yoğun rekabet ortamında fark yaratarak rakiplerinin önüne geçmek işletmeler için giderek baş edilmesi daha zor bir süreç halini almaktadır. Ürün / hizmet çeşitliliğini zenginleştirmek düşüncesi ile yeni ve alışılagelmişin dışında hizmet sunan işletmelerin, hızla gelişen teknoloji çağında bilgiye kolay ulaşılması gerçekliği karşısında, sahibi oldukları buluşları koruma altına almaları gerekliliği doğmaktadır. Patent ile koruma altına alınan ürün, marka ve fikirler, “emek hırsızlığı” ile mücadelede büyük pay sahibi olurken, hızlı tüketim toplumlarının kötü alışkanlıklarından biri olan “emeği değersizleştirme” süreci ile başa çıkmada öncü rol oynamaktadır.

Her gün yeni ürünlerle tanışan dünya, gün geçmiyor ki aynı ürünlerin benzeri onlarcası ile karşılaşıyor. İşletmelerin yoğun uğraşlar ve uzun süren pazar araştırmaları sonucu ortaya çıkardıkları ürünlerin işletmeler tarafından koruma altına alınmaması ile birlikte çabalar ve emekler haksızca paylaşılıyor. Rekabet koşulları kimi işletmeler için farklı olmayı çağrıştırırken, kimi işletmeler için ise hazıra konmak, sahibi olmadığı bir ürün üzerinde hak talep etmekle aynı anlama geliyor.  
    
Bir yeniliğin “buluş” olarak değerlendirilmesinde gerekli olan kriterler göz önünde bulundurulduğunda, “yeni” bir şeyler üretmenin ve bu yeniliği Patent Enstitüsü’ne onaylatarak patent hakkını elde etme  sürecinin zorlukları göze çarpar biçimdedir. Buluşlarda aranan “yenilik, uygulanabilirlik ve konunun uzmanlarınca kolaylıkla çözülüp uyarlanamama” özelliklerinin karşılanabilmesi için firmaların yoğun çaba göstererek uzun süreli çalışmalar yapmalarını gerektirmektedir. Buluşlar firmaların işletme faaliyetlerine katkıda bulunurken, aynı zamanda benzer çalışma alanlarında faaliyet gösteren diğer firmalar için de kolaylık sağlayarak patent sahibi kadar, bu buluştan yararlanan diğer firmalar için de faydalı olmaktadır. Pratik çözümlerin ortaya çıkması ve uygulama alanına sahip olmasıyla birlikte sanayinin, üretimin güçlenerek büyümesi ülkelerin kalkınmasında önem arz etmektedir.
Hayata geçirilen yeni fikirler, internet kullanım ağının geniş yelpazesinde hızla yayılarak kolayca ulaşılabilirlik kazanmaktadır. Patentle koruma altına alınmayan buluşlar, taklit ve kopyalama yoluyla farklı işletmelerce kullanılmaya ve harcanan emek karşısında hiçbir bedel ödemeden hak talep eden firmalarca sahiplenilmeye mahkum olacaktır. Her yeni buluş, kullanıldığı alanda yapmış olduğu katkı ile örnek temsil edecek, gördüğü itibar ve takdir başka girişimci firmaları ve bireyleri de etkileyecektir. Küresel rekabet ortamında, hem yurt içi hem de yurt dışı faaliyetlerine devam ederek hayatta kalma ve pazarda kendine kalıcı bir yer edinme mücadelesi içinde olan firmaların, “sürekli gelişim” süreci kapsamında “yeni” olana yönelmeleri onları “farklı” olana taşıyacaktır. Yeni pazarlarda kendilerine genişleme alanı arayan firmalar, pazarın gereksinimlerinin yakın takibi ile gelişmeleri izleyerek farklı ve yeni ürünlerin geliştirilmesi hususunda adım atmış olacaklardır. Sahip oldukları bilgi birikimi onlara farklı ve yeni olanın doğru yönetilmesi konusunda gerekli bilgi alt yapısını hazırlayacağından pazarın ihtiyacına cevap niteliğinde buluşlar üzerine yöneleceklerdir.  
 
21. yüzyıl “bilgi çağı” olarak adlandırılırken bilginin, bilgiye ulaşmanın ve bilgiyi yorumlamanın önemi daha net anlaşılır kılınmaktadır. Doğru insanlarca ve doğru yorumlanarak yönetilen bilgiler geliştirildikçe, firmaların özellikle AR-GE bölümlerinin de katkılarıyla test ve iyileştirme aşamalarından geçerek yeni ve farklı bilgilere ulaşılmakta, bu bilgilerin ışığında yerel ve uluslararası ölçekte büyük ve önemli buluşlara imza atılabilmektedir. Özellikle firmalar açısından dikkatle izlenmesi gereken yol, bu buluşların kullanım ve paylaşıma açık olmadan önce patenti alınarak tüm emek, çaba ve hakların koruma altına alınmasıdır.
Üretmek yerine üretileni izinsiz kullanmak / taklit etmek suretiyle faaliyetlerini sürdürmeye yönelen firmalar, özellikle düşük işgücü maliyetlerinden ve kaliteli olmayan malzemelerden yararlandıklarından, AR-GE çalışmaları için gerekli olan tüm maddi, zaman, ve işgücü kayıplarından uzak kalarak gelir elde etmektedirler. Bu haksız kazanç karşısında firmalar hem kendi bütçelerine hem de ülkelerinin ekonomilerine zarar verilmesine kayıtsız kalmamak için patent bilincine sahip olmalı ve rekabetin artarak sürdüğü pazarlarda çalışmalarının karşılığını alabilmek için ürünlerini koruma altına almalıdırlar.
Yoğun rekabet ortamının, küreselliğin günden güne artan etkisiyle her sektörde kendini belirgin kılması, firmaları benzersiz ve rakipsiz ürünler üretmeye sevketmektedir. Bu alanda araştırmalarını yöneten ve AR-GE çalışmalarını hızlandıran buluş sahibi firmaların, haklarının ihlali konusunda hem kendilerinin hem de ülkelerinin çıkarlarını benimseyerek adım atmaları üretmeden taklit ederek haksız kazanç elde edenlerle mücadelede önem teşkil edecektir. Daha fazla sayıda istihdam sağlamak, kaliteli ve insan sağlığına zararı olmayan ürünlerin kullanımını yaygınlaştırmak ve haksız rekabeti engellemek üzere buluş sahibi tüm birey ve firmaların duyarlı yaklaşımları hem firma bütçesine hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Buluşların kullanım alanının yaygınlaşması, yeni buluşların ortaya çıkmasını desteklerken buluş sahiplerinin haklı gururu da paylaşılmış olacaktır.
Yazar: Miray Ceyhan BİLGİÇER
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak KitabI ÇIKTI!

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...