Gelişen Toplum = Patent kültürü
(2 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
 Günümüzün ekonomik ve sosyal anlamda gelişmiş olan birçok ülkesi bu gelişmeyi toplumlarının sürekli üretken ve yenilikçi olmasına bağlamaktadır.

 

İnsan ırkının var oluşundan bugüne kadarki gelişmesine baktığımızda da bunu buluş ve icatların sağladığı açıkça görülmektedir. Ateşin bulunması, yazının, tekerleğin, matematiğin, fiziğin ve daha birçok ilmi ve sosyal buluşun keşfi insanoğlunun bugünkü uygarlık ve teknolojiye ulaşmasının ve bunu sürekli geliştirmesinin yegane sonucudur. Zira, toplumlar ancak üretken ve yenilikçi oldukları sürece varlıklarını sürdürebilirler.  
Osmanlı İmparatorluğu’nun büyüme ve gelişme dönemlerine baktığımızda da gerek askeri gerekse ekonomik ve ilim alanlarında birçok yenilik ve buluş göze çarpmaktadır. Bilindiği üzere Piri Reisin çizdiği harita, ilk dünya haritası olarak kabul edilmektedir. Ancak, İmparatorluğun son dönemlerinde, bir kısım cahil ulemanın kışkırtmalarıyla, “gavur icadı”, “şeytan işi” gibi uydurma deyimlerle kendini Avrupa’daki ilerleme ve teknolojik gelişmelere kapatan toplumumuz bu zihniyetle ne yazık ki belirli bir dönem için bağımsızlığını da kaybetmiştir. Ulu önder Atatürk bir konuşmasında “Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.” diyerek bilimin ve gelişmenin önemine değinmiş, aynı zamanda koca bir imparatorluğun çöküşünün nedenlerini de çok net bir şekilde özetlemiştir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yerle bir olan Japonya ve Almanya da hızlı gelişimlerini ve bugünkü konumlarını çok çalışmalarının yanı sıra geliştirdikleri teknoloji ve icatlara borçlu olduklarını her fırsatta belirtmektedir. Amerika’yı askeri güç ile işgal edemeyen Japonya bunu ihraç ettiği teknoloji ve ürünler ile başarmıştır.
Amerikan Başkanı Bush 11 Eylül saldırılarından birkaç gün sonra Beyaz Saray’da düzenlediği bir basın konferansında, bu korkunç saldırının üstesinden gelecekleri ve Amerika’nın yine güçlü kalacağı mesajını vermişti. “Biz hala bir girişimciler ülkesiyiz, yenilikler ve buluşlar ulusuyuz” diyerek Amerika’nın, en değerli kaynağı olan, buluşlara gösterdiği saygı ve öneme dikkat çekmiştir. Bilindiği üzere, Amerika Birleşik Devletleri kurulur kurulmaz oluşturulan anayasaya yeni buluş ve icat yapanların korunacağı maddesi konmuş ve bir anlamda ülkenin geleceği teminat altına alınmıştır. Bu nedenle dünyadaki birçok temel buluşun kökeni Amerika’dır. Özellikle son yıllarda Amerikalı patent sahiplerine ödenen rekor tazminatlar da bunun en büyük kanıtıdır.
Fasılası ayarlanabilir cam sileceklerinin mucidi olan Bob Kearns, birçok araba üreticisinden, buluşunu izinsiz kullandıkları ve hakkını ihlal ettikleri gerekçesiyle, onlarca milyon dolar tazminat almaya hak kazanmıştı. Yine Arizonalı bir mucit olan Ron Chasteen, Polaris Heavy Industries of Tokyo şirketinden “çift vuruşlu motorlar için elektronik yakıt enjeksiyon sistemi” isimli buluşunu izinsiz kullandıkları için 57 milyon Dolar tazminat almaya hak kazandı. Amerika’da patent ihlalinde bulunan bir şirketin kendini savunmak için harcadığı dava masrafı ortalama 1,2 milyon dolar seviyelerindedir.
Türkiye, fikri haklar kanununu 1879 yılında, İngiltere, ABD, Fransa, Rusya, İtalya ve Almanya’nın ardından, ilk çıkaran ülkelerden biri olmasına karşın bu konudaki etkin çalışmalar ancak 1994 yılında Türk Patent Enstitüsü’nün kurulmasıyla başlatılabilmiştir. Bu nedenle, uzun yıllar boyunca uluslar arası toplumdan fikri ve sınai hakların etkin korunamadığı gerekçesiyle ciddi eleştiriler alınmıştır. Bundan daha da üzücü olan, uluslar arası platformda ülkemizin fikri haklar ihlalinde Çin ile birlikte en üst sıralarda gösterilmesi olmuştur. Ancak, “taklitçi” olarak bilinen bir ülke olmasına karşın, Çin hükümetinin buluş ve icatlara verdiği önem uyguladığı teşvik sayesinde yapılan yıllık patent müracaat sayısı  100.000 rakamını çoktan geçmiş ve Çin bu gün uzaya insan gönderebilen 3. ülke durumuna gelmiştir. Ne yazık ki ülkemizde yapılan patent başvuruları gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça azdır.Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO) tarafından yayınlanan en çok patent başvurusu yapılan 20 ülkeyi gösteren tabloda içinde bulunduğumuz durumu özetlemektedir..

 

 

2004 yılı verilerini yansıtan istatistikten de görüleceği üzere teknolojik ve ekonomik alanda gelişmiş olan ülkelerdeki patent başvuru sayıları ile diğer ülkelerde yapılan başvurular arasında kıyaslanamayacak kadar büyük farklar vardır. Bu dönemdeki başvuru sayısı Japonya’da  430.000, Amerika’da 360.000, Kore ve Çin’de 130.000 seviyelerinde iken Türkiye’de yapılan başvuru sayısı 2.200 adet olmuştur ve bunların 1500 adeti yurtdışından gelen başvurulardan oluşmuştur.
Aşağıdaki tabloda ise patent başvuruları ülkelerin nüfus yoğunluğu, GSMH ve AR-GE giderlerine oranlanmıştır.
 

ÜLKELER

Bir Milyon Kişi Başına Yerli Patent Başvuruları           2004
Bir Milyar$ GSMH  düşen Yerli Patent Başvuruları     2004
Bir Milyon$ ARGE Giderine düşen Patent Başvuruları 2004
Almanya
587,13
22,57
0,9
Amerika
645,44
17,7
0,68
Arjantin
28,41
2,32
0,56
Avrupa Patent Ofisi (EPO)
56,82
NA
NA
Avustralya
479,34
17,2
1,12
Avusturta
240,42
8,1
0,42
Belçika
51,82
1,81
0,08
Beyaz Rusya
108,4
16,92
2,84
Brezilya
21,16
2,81
0,29
Bulgaristan
33,89
4,56
0,91
Cin Halk Cumhuriyeti
50,75
9,37
0,71
Çek Cumhuriyeti
60,98
3,42
0,27
Danimarka
347,3
11,84
0,45
Ermenistan
66,09
17,53
6,49
Estonya
20,01
1,5
0,18
Finlandiya
384,65
13,97
0,4
Fransa
235,67
8,75
0,4
Güney Kore
2188,96
116,19
4,4
Gürcistan
55,11
21,09
NA
Hırvatistan
86,67
7,74
0,68
Hindistan
6,65
2,3
0,22
Hollanda
134,32
4,6
0,26
Iran
5,37
0,78
NA
Ispanya
67,25
2,92
0,26
Israil
220,66
9,85
0,21
Italya
109,43
4,23
0,37
İngiltere
320,34
11,31
0,6
İrlanda
193,45
5,42
0,52
İsveç
307,83
11,34
0,28
İsviçre
216,52
7,13
0,29
İzlanda
239,65
7,89
0,26
Japonya
2883,56
107,26
3,41
Kanada
121,97
4,25
0,22
Kazakistan
120,05
17,56
12,2
Letonya
46,7
4,36
1,14
Litvanya
20,37
1,69
0,25
Lüksemburg
44,12
0,69
0,03
Macaristan
74,01
4,79
0,51
Moğolistan
56,87
30,1
10,35
Norveç
326,72
9,24
0,54
Özbekistan
10,42
6,06
NA
Polonya
62,36
5,23
0,93
Portekiz
11,71
0,65
0,07
Romanya
43,21
5,54
1,38
Rusya
159,78
17,56
1,37
Singapur
151,17
5,86
0,25
Slovakya
39,94
2,97
0,51
Slovenya
163,75
8,51
0,55
Şili
14,88
1,49
0,25
Tayland
10,52
1,41
0,48
Türkiye
7,11
1,00
0,13
Ukrayna
86,19
14,67
1,34
Uruguay
10,76
1,24
0,57
Yeni Zellanda
401,63
18,66
1,6
Yunanistan
44,05
2,16
0,26

 

Her bir milyon kişiye Japonya’da 2.900, Güney Kore’de 2.200, Amerika’da 650, Almanya’da 600 patent düşerken ülkemizde ise sadece 7 patent düşmektedir.
 
Ülkemiz açısından bakıldığında 2001 yılı, bu konuda yapılan yasal düzenlemeler ve atılan çok önemli adımlar neticesinde, fikri ve sınai hakların korunması açısından bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten itibaren Türkiye’de, birçok gelişmiş ülkede dahi olmayan, ihtisas mahkemeleri kurulmaya başlamıştır. Ceza ve hukuk olarak ikiye ayrılan bu mahkemeler sadece Fikri ve Sınai Haklar davalarına bakmaktadırlar. Bunun yanı sıra, fikri ve sınai hak ihlallerine karşı getirilen para ve hapis cezaları ile birlikte toplumun da bu konuda bilinçlendirilmesine yönelik yapılan çalışmalar meyvesini vermeye başlamış ve ülkemizdeki patent ve marka tescil başvurularında çok hızlı bir artış göze çarpmıştır.
Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen yurtdışındaki imajımızda halen bir değişme olmadığını üzülerek belirtmek zorundayım. Adres Patent olarak, Almanya, İngiltere, İsviçre, Hollanda, Belçika gibi ülkelerde yüzün üzerinde müvekkille yaptığımız toplantılar hiçbir vekilin Türkiye’deki gelişme ve düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmadığı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Görüştüğümüz vekiller, ülkemizdeki fikri ve sınai hak korumasının etkin olmadığını, geçmişte birçok ihlal yaşandığını ve bu yüzden de müvekkillerinin çoğunun buluş veya markalarını Türkiye’de tescil ettirmek konusunda isteksiz olduğunu dile getirmişlerdir. Yapılan yasal düzenlemelerle birlikte mevcut durum hakkında kendilerini aydınlattıktan sonra ise bakış açıları tamamen değişmeye başlamıştır. Şu anda, görüşme yaptığımız firmaların büyük çoğunluğundan patent ve marka tescili konusunda geri dönüşler almamız bizi oldukça mutlu ediyor.
Bu olay bize bir kez daha en büyük eksiğimiz olan “ülke tanıtımın” önemini göstermektedir. Bu konuda devletin yanı sıra bu sektörde yer alan tüm kişi ve kurumlarla birlikte halkımıza da büyük görevler düşmektedir. Fikri ve sınai haklar konusundaki toplum bilincini yaygınlaştırıp geliştirmemiz,  ülkenin ekonomik refahının artmasına da büyük katkı sağlayacaktır.
Patent kültürünün yerleştiği bir toplum olmamız dileğiyle,
Barış BOY
Uluslararası Pazarlama
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap