“KORSAN VE KOPYANIN YAŞANDIĞI GÜNÜMÜZDE, ORİJİNAL YARATIMLAR MARKALAŞIP KORUNMALI”
(0 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)

 

Ünlü yapımcı Timur Savcı ile dizi ve film sektörünü hakkında bir söyleşi yaptık. Büyük projelere imza atan TİMS’i konuştuk.

Timur Bey, öncelikle okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısınız?

 

Çocukluğumdan beri çok çalışkan biriydim. Esnaflığı, girişimciliği ve ticareti de rahmetli babamdan öğrendim. Babamı erken yaşta kaybedince ailenin tek erkek çocuğu olarak sorumluluk alıp geçinmeyi sağlamak bana düştü. Bu yüzden Hukuk Fakültesi’ni bırakıp prodüksiyon elemanı olarak çalışmaya başladım. Reklam prodüksiyonlarında asistanlık yapmaya başladım runner olarak. Paralel olarak DJ’lik yapıyordum. Reklam sektöründe ilerlerim ve kendi şirketimi kurarım diye düşünüyordum. Derken ‟İkinci Bahar” dizisinden bir iş teklifi aldım. Türkiye’nin en güzel işlerinden biri olarak karşıma çıkması şans oldu. Televizyon draması ile ilgili ilk tecrübem bu iş oldu. Reklamdaki o iyi ön hazırlık ve çalışma sürecini, detaycılığı, teknik ve konfor bakımından tüm birikimimi televizyon dizisinde kullandım. Sanırım benim de o işe böyle bir katkım oldu. ‟Asmalı Konak” dizisinde de bunları kullandım.

 

Televizyon ve sinema kariyerime bir süre yürütücü ve ortak yapımcı olarak devam ettikten sonra 2006 yılında kendi şirketimi, Tims Prodüksiyon’u kurdum ve o zamandan beri ekibimle beraber toplamda 19 televizyon dizisi ve 5 sinema filmine imza attık. Tims Prodüksiyon’u bugün Türkiye’deki ilk 2 yapım şirketi arasında sayabiliriz. 2017 yılının Ocak ayında bir diğer yapımcı kardeşim Bi Yapım’ın sahibi Burak Sağyaşar ile güç birliğine giderek ortak olduğumuz Tims&B Yapım’ı kurduk. Son 1 senedir üretimlerimizi beraber gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda 2013 yılında kurulan film stüdyosu TAFF Pictures’ın da 50% ortağıyım. TAFF Pictures kısa sürede Türk sinema sektörünün 18%’lik pazar payını alarak farkını ortaya koymuş durumda...

 

Büyük projelere imza atan TİMS’i sizden dinleyelim…

 

Tims tabii ki benim göz bebeğim. 2006 yılında, ilk işimiz Nihat Durak’ın yönetmenliğinde gerçekleştirdiğimiz İlk Aşk sinema filmiydi; ilk dizilerimiz de hemen akabinde yayınlanan Sağır Oda ve Kavak Yelleri oldu. O zamanlarda olmayan bir genre idi gençlik dizisi ve sektördeki bu eksiği görerek dört gencin renkli hayatını anlatan Kavak Yelleri’ni yaptık. Yayınlandığı ilk günden itibaren milyonlarca gencin kendini bulduğu, hüzünlendiği ve neşelendiği bir hikâye anlatmayı başardık sanıyorum.

 

Kavak Yelleri ardından Derdest, Senden Başka, Bir Bulut Olsam, Es-Es, Melekler Korusun, Çakıl Taşları, Küçük Sırlar, Mazi Kalbimde Yaradır, Suskunlar ve Çalıkuşu da çok izlenen ve etki yaratan yapımlar arasında yer aldı. 2011 yılının başında yayınlanmaya başlayan Muhteşem Yüzyıl o zamana kadar yapılmış en yüksek bütçeli dizi projesi olarak Türkiye’nin gündemine oturduğu gibi dünyada da çok ses getirdi. Ne mutlu bize ki 90’a yakın ülkede yayınlanan dizimiz hala en çok ihraç edilen dizilerin başında geliyor.  Ayrıca Suskunlar ve yakında Ölene Kadar gibi işlerimizin İngilizce format haklarını Amerikan kanallarına lisanslayarak Türk televizyon tarihinde bir ilke imza attık.

 

Muhteşem Yüzyıl Türkiye’de olduğu gibi sınırlarımız dışında ciddi bir izleyici kitlesine sahip oldu. Türkiye’de ilk kez bir dizi Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan “Tanınmış Marka” unvanını aldı. Ülkemizi tanıtmak adına önemli olan bu tür projeleri sürdürecek misiniz? Bu konuda neler söylemek istersiniz? (Tanınmış marka ile ilgili açıklamanızı merak ediyoruz)

 

Tabii ki bu bizim için çok büyük bir gurur. Verdiğimiz emeğin karşılığını zaten birçok şekilde aldık ama tanınmış marka mertebesine ulaşmak resmen dizimizin başarısının tescillenmesi oldu. O yüzden çok mutluyuz. Titizlikle tasarlanan tüm yapımlar, dizi olsun film olsun, zaten ülkemizin tanıtımına olumlu katkıda bulunuyor. Bu, Amerika’nın da yıllardır Hollywood üzerinden başarıyla yürüttüğü aynı model aslında. Bu yüzden de artık dünya televizyon literatürüne giren “Türk dizisi” diye bir terim var. Buna kendi çapımızda katkıda bulunmuş olduğumuzu bilmek ve bizim gibi bu uğurda çalışan arkadaşlarımızı görmek çok güzel. Biz Tims&B olarak bu yolda yürümeye ve kendimizi her daim geliştirerek daha da iyi işler üretmeye devam edeceğiz.

 

Gerçekleştirdiğiniz projeler dünyada büyük ilgi görüyor. Bunun sebebi nedir?

 

Biz projelerimizi geliştirmeye başladığımız andan itibaren hep dünyanın her tarafından insanların izleyebileceği içerikler yaratmaya özen gösteriyoruz. Daha en baştan yola çıkarken dünya seyircisini hedefliyoruz. Prodüksiyon kalitesinden tutun, hikayeler ve karakterlere, tüm tasarımlarımızı evrensel boyutta çalışıyoruz. Türkiye’nin kendine has kültürü, tarihi, dokusunun zenginliği bu yüksek prodüksiyon kalitesiyle buluşunca tüm milletlere hitap edebilecek seviyeye ulaşıyor. Artık Türk dizileri dünya çapında takip edilen oyuncularını da yarattı. Ne mutlu ki ürettiklerimiz kültürler arası engelleri aşarak tüm dünyaya ulaşabiliyor.

 

Sektörünüzde markalaşmanın öneminden bahseder misiniz?

 

Dizi sektörümüz artık dünyada ikinci. Bu mertebeye erişmek için sektörce çok büyük bir efor sarf ediliyor, çok yüksek miktarlarda yatırımlar yapılıyor ve sonuçta hem ulusal hem de uluslararası alanda geniş kitlelerce tüketilen işler üretiliyor. Bu anlamda markalaşmak önem listesinin en başında geliyor. Üretilen her dizi kendi özgün dilini, üslubunu, dünyasını yaratıyor ve seyirciler bunun takipçisi oluyor. Bu da çok büyük bir değer, tabii ki markalaşmalı ve korunmalı. Korsanın ve kopyanın bu kadar yaygın olduğu günümüzde orijinal yaratımların markalaşıp korunması çok önemli.

 

Marka çalışmalarınızı ve Adres Patent ile olan iş ilişkinizi anlatır mısınız?

 

Biz tüm projelerimizin daha geliştirme aşamasında, ön hazırlığa geçmeden önce, marka tescil işlemlerini mutlaka başlatmaya dikkat ediyoruz. Dizi sektörü artık ülkemizin önde gelen gelir kaynaklarından biri olarak, çok yüksek değerde bir volüm üretiyor, o nedenle üretilen işlerin her türlü hakkının yapımcı (veya bazen yayıncı ile ortak) tarafından alınması çok önemli. Bu anlamda Adres Patent ile olan ilişkimiz çok girift zira bugün Tims ve Tims&B olarak 100’den fazla markayı barındırıyoruz bünyemizde. Hepsinin hem yurtiçi hem de yurtdışı korumasında ve tüm tescil süreçlerinin takibinde Adres Patent ile efektif bir şekilde çalışmaktayız. Şirket olarak titizlikleri ve özenleri gerçekten takdire şayan.

 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

YAZ KAZAN! MAKALE YARIŞMASI

Korku İmparatorluğunda Bilgi İnşa Etmek - Yarışma Makalesi 18
Bilgiyi geliştirmek, bir buluşu hayata geçirmek iğneyle kuyu kazmaya benzer. Patentin  teşvik edilmesi için merak ve araştırma ruhunun
Devamını oku...

 

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...