2009 ' da PCT Başvuruları
(11 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
 Herşey zıttıyla kaimdir denir eski deyimle. Bir şeyin zıttı kendisini daha iyi anlatır.“İyi-kötü”, “başarılı-başarız”, “gelişmiş-gelişmemiş”, “artmış-gerilemiş” karşılaştırmaları
işin özünü akıllara daha iyi nakşeder.
Şirketler, ülkeler, sahip oldukları marka ve patentlerini ne kadar arttırırlarsa, zenginlikleri gelişmişlikleri de beraberinde o kadar artacaktır deyip dururlar bu işin uzmanları. Bunu daha iyi izah için bir gelişmiş, bir de gelişmemiş ülkeyi masaya koyar, analiz ederler. Örneğin, işte size Almanya, işte size Yunanistan derler mesala. İkisi de avrupa ülkesi olmasına rağmen aralarında tam bir zıt durum söz konusudur. Birisi Avrupanın en zengini, en gelişmişi, en çok patenti olanı, en çok ihracat yapanı (ihraç fazlası vereni), krizde batan Yunanistan’ı kurtarması ümit edilen Almanyası. Diğeri ise iyi yönetilemeyen Avrupanın şımarık çocuğu dedikleri Yunanistan. Sabahın soğuk erken ortamında kalkarak disiplinli şekilde çalışıp çabalayarak Türkiye’nin 10 katı (2009’da 1 trilyon $) ihracatı gerçekleştiren Almanya, sıcak iklimin tembelliğine yenilen Yunanistan’a sitem etmekte biraz haklı olsa gerek.
Eşit ekonomik şartlarda, krizi vs’ı katmadan bu tür kıyaslamalara başka açıdan baktığımızda da bazı zıtlıklar olayı daha iyi izah eder. Örneğin 2008’de başlayıp 2009’da dip yapan dünya finans krizinin ülke ekonomilerine, marka patent sayılarına nasıl bir etkisi olmuştur. Yani cevabı aranan iki soru şu;
1) “Marka patent sayıları ekonomiyi etkiler mi”?,
2) “Marka patent sayıları ekonomik şartlardan etkilenir mi?
Eğer bu iki sorunun da cevabı evet ise marka patent sayılarının ekonomiye kattığı önemi anlatmaya çalışan bu işin uzmanlarının işi kolaylaşmış demektir. Çünkü son 30 yıldır hep durmadan; şöyle patent yaparsanız böyle büyürsünüz, patent sayısını artırırsanız zenginleşir gelişirsiniz denildi duruldu. Yani hep (patent sayılarının ekonomiye katkısı-etkisi) bağlamında ele alındı bu konu. PATENT SAYINIZI ARTTIRIN, ZENGINLIĞINIZ ARTSIN, gibi.               
Sadece bu açıdan bakışla konunun önemi iyi anlaşılmadı. Zannedildi ki gelişmiş ülkeler başka şekillerde zenginleşiyorlar. Bunların patent sayıları artarken, artan büyüme-gelişme oranları bunun yanında tasedüf zannedildi. Bu işin böyle olmadığı yukarıdaki ters açıdan sorunun cevabı ile ortaya çıkmış oldu. 2009 krizinin etkileri ile “marka patent sayıları ekonomik şartlardan etkilenir mi?” sorusunun cevabı konuyu daha izah etmiş oldu. Aşağıda ayrıntılı olarak izah edilen rakamlardan anlaşılan şudur ki; marka patent sayıları ile ekonomik gelişmişlik arasında doğru orantı vardır. Patent sayıları artarken gelişmişlik artıyorsa, patent sayıları azalırken büyümenin düştüğü görülmüştür. 
Dünya Fikri Haklar Örgütünün açıklamış olduğu, Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) kapsamında 2009’da yapılan başvuruların 2008’e göre genel olarak %4,5 düştüğü görülmektedir. Dünya Fikri Haklar Örgütünün baş ekonomistinin açıklamalarına göre 30 yılın üzerinde ilk defa PCT başvuruları bu kadar düşmüştür. Yani PCT başvuru sayısı 2008’de 164.000 iken, 2009’da 155.900 olarak gerçekleşmiştir.
Küresel krize rağmen bazı asya ülkeleri PCT sayılarını artırmışlardır. Örneğin Japonya, toplamın %3,6’sına denk gelen 29.827 adet PCT başvurusu ile en çok ikinci yapan ünvanını almıştır. Güney Kore, toplamın %2,1’i ile 8.066 adet PCT başvurusu ile en çok dördüncü yapan ülke olmuştur. Çin 2008’e göre %29,7 artışla 7.946 adet PCT başvurusu ile en çok beşinci yapan ünvanını almışlardır. Oran bazında en çok %29,7 artış oranı ile Çin 2009’a damgasını vurmuştur.  
Gelişmiş ve diğer endüstrileşmiş ülkelerden keskin düşüşleri yaşayanlar ise sırasıyla ve 2008’e kıyasla; İsrail %17.2, Kanada %11.7, ABD %11.4, İsveç %11.3, Almanya %11.2, Avustralya %7.5, İtalya %5.8, İngiltere %3.5, Finlandiya %2.2, İsviçre %1.6 oranında  PCT sayılarında düşüş yaşamışlardır.
Sayı Olarak En PCT Başvurusu Yapan Ülkeler; 
Amerika Birleşik Devletleri 2008 dünya finans krizinin kaynağı olmasına ve 2008’e kıyasla en çok düşüş yaşayan ülkelerden birisi olmasına rağmen, adet bazında toplam sayının 3’te 1’ine denk gelen 45.790 PCT ile yine en çok PCT başvurusu yapan ülke ünvanını kimseye kaptırmamıştır. Sonra sırasıyla en çok yapanlar; Japonya %3,6 artışla 29.827 adet PCT; Almanya %11,2 düşüşle 16.736 adet PCT; Güney Kore %2,1 artışla 8.066 adet PCT; Çin %29,7 artışla 7.946 adet PCT; Fransa %1,6 artışla 7.166 adet PCT; İngiltere %3,5 düşüşle 5.320 adet PCT; Hollanda %3,0 artışla 4.471 adet PCT; İsviçre %1,6 düşüşle 3.688 adet PCT; İsveç %11,3 düşüşle 3.667 adet PCT sayısına ulaşmışlardır.   
Adet olarak azalış üniversiteleri de vurmuştur. California Üniversitesi eğitim enstitüsü kategorisinde en çok başvuru yapan ünvanını almışken, çoğu üniversitenin 2009’da patent başvuru sayılarının azaldığı görülmektedir.  
Adet Bazinda Gelişen Ülkeler İrdelemesi;
Gelişen ülkelerden en çok PCT başvurusu yapan ülkeler sırasıyla; Güney Kore 8.066, Çin 7.949, Hindistan 761, Singapur 594, Brezilya 480, Güney Afrika 389, Türkiye 371, Malezya 218, Meksika 185, Barbados 96 adet PCT başvurusu gerçekleştirmişlerdir. 112 adet olan gelişen ülkeler, toplam 142 adet ülkenin %78’ini oluşturmaktadır ve 2009 toplam başvurusunun %14’ünü bu 112 adet ülke gerçekleştirmiştir. Bunlar içerisinde Çin ve Güney Kore ikilisi ise toplam PCT başvurusunun %10’ununa denk gelen rakamı gerçekleştirmişlerdir.   
Sektörel olarak PCT başvurularında en çok artan-azalan sektörler teknoloji alanıdır. 2008’e kıyasla %10,6 oranında azalış ve 12.560 adet patent başvurusu ile bilgisayar teknolojisi; %8 azalış ve 12.200 başvuru ile ilaç; %5,9 azalış ve 12.091 başvuru ile tıbi teknolojisi gelmektedir. En çok artış gösterenler ise, %10,2 oranında mikroyapısal (micro-structural) ve nano-teknoloji; %10,2 ile yarı iletkenler; %7,2 ile termal prosesler ve aparatlar gelmektedir.   
Dünya Fikri Haklar Örgütünün bünyesinde yürütülen PCT sistemi, başvuru sahiplerine araştırma, başvuru vs konularında destekleyici bilgiler sunmaktadır. Bunlardan 2010’da daha da geliştirilen 1,6 milyon uluslararası patent başvurusunu içeren ve diğer 8 otoritenin de veri tabanlarını da kapsayan patent başvurularının veri tabanları ücretsiz araştırma imkanı ile sunulmaktadır.
PCT sistemini sonuç itibariyle özetlersek; tek bir uluslararası patent başvurusu ile 142 ülkeye topluca başvuru yapma imkanı sunan; merkezi olarak tek araştırma, ön inceleme ve yayın prosedürlerini sağlayan bir sistemdir. Patent başvurusunun araştırma sonucunda tescil edilebilirliği ile ilgili alacağı sonuca göre, geleneksel (ulusal) patent başvurusuna kıyasla fazladan 18 ay süre tanımaktadır. Bu süre ile başvuru sahipleri, çoğunluğunu oluşturan ülke maliyetlerini, yatırım vs değerlendirme maliyetlerini erteleme imkanı elde etmektedirler. 
  
İLK 15 ÜLKENİN VE DİĞERLERİNİN PCT BAŞVURULARI

Mustafa DEMİRKAYA 
Marka ve Patent Vekili
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız  
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap