Reklam
Buluşçunun Tapusu: Patent - Yarışma Makalesi 4
(17555 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
 “Heykeli tımarhaneye, kendisi hapishaneye konulan bir ülkede “düşünen adam” nasıl yetişsin?”* Günümüzde bilgiye dayalı faaliyetlerin artması, teknolojik gelişmelerde  
yaşanan değişim ve gelişim, rekabetin hız kazanması, ekonomik ilişkilerin ve uluslararası ticaretin gelişmesiyle birlikte iş çevreleri ve ülkeler patente daha fazla önem vermeye başlamışlardır. Patent sahibine bir takım maddi ve manevi yararlar sağladığı gibi aynı zamanda ülkeye de ekonomik anlamda büyük kazançlar sağlamaktadır. Öyle ki patent, bir ülkenin gelişmişliğinin göstergeleri arasında sayılmaktadır.
Peki ya patentin oluşması için öncelikle bir buluşun gerçekleşmesi gerekmez mi? Buluş, yapılan bilimsel araştırmalar veya rastlantı sonucunda daha önce bilinmeyen bir malın, maddenin ya da malzemenin ortaya konmasıdır. Ya da en kısa ifadeyle yeni bir düşüncenin, tekniğin, aletin ortaya çıkarılmasıdır. Yani buluşun temelinde düşünmek vardır. Bu da meraklı olmakla, arayış içerisinde olmakla, olaylara kuşkuyla yaklaşmakla, problemlere çözüm aramakla ve sürekli soru sormakla mümkün olabilir. O zaman denilebilir ki patentin olması için buluş, buluşun ortaya konması içinde düşünmek gereklidir.

Hem bireyler hem de ülkeler için son derece önemli olan patent,  patent, bir teknik buluşun kullanımına ilişkin olarak yasalarla güvence altına alınmış bir haktır. (Halil SARIASLAN (2002), “Yatırım Projelerinin Hazırlanması ve Değerlendirilmesi”, Turhan Kitapevi, Ankara, s.s. 81). Diğer bir ifadeyle patent; firmalar ve kişiler tarafından gerçekleştirilen buluşlara ilişkin, yasal anlamda, hem bireysel hem de kurumsal koruma sağlayan araçlardır. ( Ümmühan GÖKOVALI ve Kurtuluş BOZKURT, “ Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakkı (FSMH) Olarak Patentler: Dünya ve Türkiye açısından Tarihsel Bir Bakış”, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (İLKE), Güz 2006, Sayı 17, s.s. 2). Daha geniş olarak tanımlayacak olursak patent, herhangi bir teknik buluşun belirli bir zaman dilimi içerisinde yasal olarak korunmasını sağlayan yani buluş sahibinin izni olmadan ürünün üretilmesini, kullanılmasını, satılmasını, devredilmesini ve ithal edilmesini engelleyen belgelerdir.

Patent teknik olarak, başlıca yöntem ve ürün patenti olmak üzere iki çeşittir. Yöntem patenti, bir etken maddenin üretilmesi için başvuru dosyasında belirtilen sentez yöntemine verilen patent hakkıdır. Sonuçta, aynı etken maddeyi başka bir sentez yöntemi ile üretebilen kişi ya da kuruluşlar, kendi adlarına patent alarak bu maddeyi kendi yöntemleriyle üretebilirler. Ürün patenti ise, bir etken maddeye, üretim yöntemine bakılmaksızın verilen patenttir. Başlıca iki tür özelliği bulunmaktadır. Bunlar: a) Ürün patenti alınmış bir maddenin, farklı yöntemle dahi izinsiz üretimi söz konusu değildir, b) Ürün patenti, yöntem patentini de kapsar. ( Nurettin ABACIOĞLU ve Ahmet Alpay DİKMEN, “ Meta Olarak İlaçta Sınai Ve Fikri Mülkiyet Rejiminin Ekonomi Politiği”,Türkiye Sosyalist İktisat Kongresi, 17-18 Aralık 2005/İstanbul, sayfa 10-11.)

Patent bir buluşu korumanın en etkili yoludur. Bir ev tapusu, bir araba ruhsatı sahibine nasıl güvence veriyorsa, patentte aynı şekilde buluşu yapanın tapusudur. Kimse buluş üzerinde hak iddia edemez, alamaz, satamaz. Patent ile korunabilecek buluşların, "yenilik", "tekniğin bilinen durumunun aşılması" ve "sanayiye uygulanabilir olma” gibi niteliklerini taşıması gerekmektedir.
Ülkemizde 551 Sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 73. kanununa göre patent sahibi, üçüncü kişiler tarafından izinsiz olarak: Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle olursa olsun elde bulundurulmasını, patent konusu olan bir usulün kullanılmasını, kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin kullanılmasının üçüncü kişiler tarafından başkalarına teklif edilmesini, patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satışa sunulması veya kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle olursa olsun elde bulundurulması önleme hakkına sahiptir. (http://www.turkpatent.gov.tr/portal/default2.jsp?sayfa=123&konu=1) İndirilme Tarihi: (10.01.2011)

Bir ülkede verilmiş olan paten sayısı ne kadar yüksekse, o ülkenin gelişmişliğinden bahsedilebilir. Diğer ülkelere oranla patentin ülkemizde yeterince gelişmemesinin bir takım sebepleri olarak patent kültürünün tam olarak yerleşmemesi, üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmemesi, buluşu yapanın patent elde etmenin maliyetinin yüksek olduğunu sanması ve devletin destek verdiğini bilmemesi, yeterince bu konuda bilinçlenmemesi, Ar-Ge harcamalarına yeterince kaynak ayrılmaması sayılabilir. En önemli sebebi ise, düşünceye, buluşa kısacası düşünen adama yeterince önem verilmemesidir. Halbuki patente gereken önem verilmiş olsa ülkemizde, buluşçunun emeği güvence altına alınacak, teknolojik yenilikler ortaya çıkacak,  üretim ve verimlilik artacak, işsizlik azalacak, ekonomik ve sosyal hayatta gelişmesiyle birlikte toplumun refah seviyesi yükselecektir. Bunların var olduğunu gören araştırmacılar emeklerinin boşa gitmediğini görecekler ve kolları sıvayıp yeni buluşlar ortaya koymaya çalışacaklardır. Ancak bütün bunların temeli düşünceye ve düşünen insana değer vermekten geçer. Onun için ülkemizdeki bu buluşları yapanları yabancı ülkelere gitmelerine sebep olmak yerine onlara ve düşüncelerine değer vermek, hem onlar için hem de ülkemiz için daha yararlı olmaz mı?

Yazar: Ethem MERDAN
 
Gazete lan Vermek iin  tklaynz

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak KitabI ÇIKTI!

SIKÇA SORULANLAR

Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte oludğunu bildirir.
 
Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için
Devamını oku...